Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Köşe Yazısı - Kaymakam Ufuk Özen’den halkın özlediği yönetim anlayışı - http://www.habergunebakis.com/
   
 

İlker ÇAKAN ¬

İlker ÇAKAN

 Kaymakam Ufuk Özen’den halkın özlediği yönetim anlayışı

 Yazı Boyutu

 Tarih : 25.03.2010 - 10:19:02


Kaymakam Ufuk Özen’den halkın özlediği yönetim anlayışı

 

  Trabzon-Çaykara ilçesi yüzölçümü yönünden Trabzon ilinin Maçka ilçesinden sonra en büyük ilçelerinden birisidir. İlçede doğal şartların zorluğu ve yerleşim yerlerinin dik olması nedeniyle ilçeden büyük ölçüde göç olmuştur. Çaykara ilçesinde okuma-yazma oranı çok yüksektir. Çaykara ilköğretimde marka ilçe olmuştur. Çaykara Kaymakamı Ufuk Özen; ilçede sosyal devlet olmanın tüm gereklerini yerine getiriyor. Sabahleyin saat 07.50’de göreve başlıyor, akşam saat 23.00 kadar çalışıyor. Özelikle saat 17.00’den sonra köy gezilerini yapıyor. Köylerde devlet olarak gitmediği ev yok. Kaymakamlık makam aracının birisini vatandaşın hizmetine tahsis etmiştir.

  Vatandaşın kendisine her zaman rahatlıkla ulaşabilmesi kendi eliyle cep telefonu numaralarını sürekli vatandaşa dağıtıyor. Vatandaş 24 saat bana ulaşsın diyor. Kaymakam Ufuk Özen’in uyguladığı örnek yönetim anlayışları saymakla bitmez. Gerçekten vatandaşın özlediği bir yönetim anlayışı sergiliyor. Köylerde gezerken kocasından boşanmış ve 2,5 yıldır samanlıkta yaşayan, böbrekleri çürürmüş ve yeşil kartı olmayan bir bayan vatandaşı bulup, ona devletin şefkat elini uzatması çok manidardır. Masa başından yönetimle siz halka hizmet ediyoruz diyemezsiniz.  Türkiye’de halka dayalı yönetim anlayışı uygulamak istiyorum diyen yöneticilerin Çaykara Kaymakamı Ufuk Özen’in bu röportajını mutlaka okumalarını öneririm. Genç, dinamik, çalışkan, halka dayalı mülki idare yöneticiliğinin Türkiye örneğini uyguluyor. Eğitime çok önem verdiğini söyleyen Kaymakam Ufuk özen şöyle diyor;  

  “Özellikle akşam etütlerini geziyorum. Çünkü oradaki öğretmenlerimiz bir fedakarlıkta bulunuyor. Onlar her zaman devletin şefkat elini arkalarında hissedeceklerdir. Bu nedenle eğitim camiamızı yalnız bırakmamaya çalışıyorum. Bu nedenle hatta ayağımın biri okullardadır. Okullarımızda tek tek takip ettiğim öğrencilerimiz vardır. Buraya beni ziyaret gelirler. Telefonları bende vardır. Akşam evlerine telefonla ders çalışıyor musun? Sınavların nasıl, hangi derslere çalışıyorsun? diye sorarım. Bizzat takip ettiğim, azımsanmayacak rakamda öğrencimiz vardır. Benim telefonum herkes de vardır. Öğrenciler de beni arıyorlar. Görev başlayınca benim prensibim şudur.

  Devletle vatandaş arasındaki perdeyi kaldırmak gerekir. Vatandaşın direkt olarak rahatlıkla devlete ulaşması lazımdır. Çünkü vatandaşımızın bir kısmının eğitim seviyesi iyi olduğu için hakkını arayabiliyor. Bir kısmının ise eğitim seviyesi düşük olduğu için hala hakkını arayamıyor. Ama biz iletişim kavramını açık tutarsak, vatandaşın devlet düzeyinde temsil makamı olan kaymakamlık arasındaki iletişim kanallarını yaygın ve açık tutarsak, vatandaşı daha iyi tanırız. Vatandaşa daha iyi hizmet götürürüz. Vatandaşın derdine daha iyi çözümler buluruz. Dolayısıyla ben gittiğim her yere, her köye, her kahvehaneye, her oturduğum yere kendi elimle yazdığım; adım ve soyadım, cep telefonu numaramı içeren not kağıtlarını vatandaşa dağıtıyorum. 

  Cep telefonu numaramı elle yazarak vatandaşa dağıtmak hoşuma gidiyor. Bu nedenle bana günde onlarca telefon geliyor. Bizim ilçemizde Doğu Anadolu Bölgesini aratmayacak manzaralar vardır. Örneğin bir vatandaş telefonla arayarak benim evimde sobam yok diyor. Bunun üzerine beklemeden hemen makam aracı ile vatandaşın yanına giriyorum ve evine misafir oluyorum. Burada amaç devletin sıcak yüzünü vatandaşa göstermektir. Vatandaş böylece bana sahip çıkan bir devletim var diyecektir ki bu çok önemlidir. Bu tür hizmetleri mümkün mertebe herkese götürmeye çalışıyoruz. Örneğin kar yağmıştır ve bir teyzemiz telefonla arayarak, ben çarşıya çıkacağım, alışveriş yapmam gerekiyor diyor.

  Bunun üzerine ben hemen makam aracımı gönderip, teyzeyi alıp ve geldik. Daha sonra alışverişini yaptı. Tekrar köyüne götürdük. Geçenlerde yine birisi telefonla arayarak eşim yatalak hastası doktora götüreceğim, ambulans istiyorum dedi ve hemen ambulansı temin ettik. Yine bir vatandaşımız telefonla beni arayarak erzakım yok dedi ve bu vatandaşımızın erzakını hemen temin ettim. Diğer taraftan bir kadın ablamız telefonla arayarak, eşim hasta, doktora götüremiyorum. Doktora götürmeye çalışan akrabalarına da fırça atıyor. Bunun üzerine hemen ablamızın eşini hastaneye getiriyor ve doktora muayene ettirip, tekrar evine geri götürüyoruz. Hastaneye yaşlı insanlarımız geliyor. Sabah doktora muayene oluyor. Köyüne tekrar gitmesi için akşam köyün minibüsünü beklemesi gerekir. Böylece köyüne gitmesi için çarşıda 5-6 saat beklemesi gerekir. Bu nedenle sosyal devletin gereği, vatandaşa hizmetin gereği, o yaşlı amcamızı, teyzemizi hastaneden alıyoruz, direk evine götürüyoruz. Kaymakamlığımızın iki tane makam aracı var.

  Bunlardan birisi arazi aracı olup, bunu vatandaşın hizmetine tahsis ettim. Yaşlı, hasta hiç beklemesin, doktoruna gitsin, ilacını alsın sosyal devlet anlayışı budur. Denetim açısından bir kurumun sağlıklı işleyebilmesi için, denetim şarttır. Denetimi yasalar doğrultusunda yapmak gerekir. Bir ilçedeki kurumların hepsi devletin varlığını hissedecektir. Devlette zeval olmaz. Devletin otoritesini bütün kamu kurumları hissedecektir. Vatandaşta devletin şefkat ve merhametini hissedecektir ve bu çok önemlidir.

  İlçemizde iki tane hastanemiz vardır. Bunlardan birisi ilçe merkezinde bulunan 25 yataklı devlet hastanesi, diğeri 5. Cumhurbaşkanımız Cevdet Sunay’ın doğum yeri olan Ataköy Beldemizdeki 88 yatak kapasiteli Ruh ve Sinir Hastalıkları Bölge Hastanesidir. Kâğıt üzerinde denetimin yanında, fiili denetiminde olması gerekir. Göreve yeni başladığımda yılbaşı geçesi saat 12.30’da Ataköy Beldemizdeki Ruh ve Sinir Hastalıkları Bölge Hastanesini denetledim. Denetlemelere akşam mesai saatinden sonra resmi makam aracı ile gitmeyip, sıradan araçlarla gidiyorum.

  Denetimden hiçbir kamu kurumunun korkmaması gerekir. Denetim; kurumların daha seri, daha verimli çalışmasına yardımcı olmasını sağlayan önemli mekanizmadır. Yöneticiliğin okulu yoktur diye meşhur bir sözümüz vardır. Yöneticilik insanın karakteriyle alakalıdır. Herkes bir şeyin akademisyeni olabilir ama, yöneticilik insanın karakteri ve kişiliği ile ilgilidir. Yöneticilik aslında bir sanattır. Bilgi sermayenizi kafanızdaki idealler doğrultusunda yönlendirebilme sanatıdır. Yöneticilikte en önemli şey karşınızdaki muhatap size güvenecektir.

  Çalıştığınız ekiple insani ilişkileriniz çok iyi olacaktır. İletişim kanalları açık olacaktır ve halka çok yakın olacaksınız. Artık halka rağmen yönetim tarzı olmuyor. Halktan kopuk bir insanın yönetici olması çok zordur. Çünkü bu makamlar, koltuklar gelip, geçicidir. Halka ve milletimize hizmet etmek için bu makamlardayız. Halktan kopuksanız? Halkın hangi derdine çare olacaksınız? Bu da çok zordur. Yöneticilikteki benim kanaatim olması gereken kriter, yöneticinin halkla içi içe olması gerekir. Yöneticinin çok iyi bir gözlem kabiliyeti olacaktır. Geçen gün pazara çıktığımda seyyar bir satıcı yanlış anlamazsanız size bir şey söyleyeceğim dedi. Siz yanınızda çoğu zaman koruma taşımıyorsunuz, makam aracı kullanmıyorsunuz, sabahları esnafın yanına gidip kahvaltı yapıyorsunuz. Vatandaşla berabersiniz.

  Ben sabahleyin 07.50’de göreve başlıyorum, akşam saat 21.30, 22.00,23.00’e kadar çalışıyorum. Ben akşam mesai saatinden  sonra köyleri geziyorum. Bence devletin çalmadığı kapı olmaması gerekir. Bir yerde mağdur bir insan varsa, o mağdur insana devletin imkanlarını sunmada aracıyız. Devletimiz kendi imkanları doğrultusunda kaymakama birçok imkan sağlıyor. Bu bizim vazifemiz ve fonksiyonumuzdur. Bu imkanı vatandaşa sağlam bir şekilde aktarmak gerekir. Hemen hemen her gün bir köydeyim. Gece saat 21.00,22.00,23.00’e kadar köylerdeyim.

  Bu gezi sırasında hastaları ziyaret ediyorum. Devletin sıcak yüzünü hastaya götürüyorum. İhtiyaç sahiplerini yerinde görüyorum. Yerinde görmek farklı, makamdan görmek farklı olur. İnsanlarımızın evine misafir oluyoruz, olayı yerinde görüyoruz. Eğer vatandaşın evinin tadilata, tamirata ihtiyacı varsa onu gideriyoruz. Başka ihtiyaçları varsa onu gidermeye çalışıyoruz. Halkımız bu durumdan çok mutlu oluyor. Benim kanaatime göre en büyük fakirlik; başınıza bir felaket gelmiş, kapısını çalacağınız hiç kimse yoktur. Hasta olmuşsunuz, kapısını çalacağınız hiçbir yakınınız yoktur. Bu nedenle ben kaymakam olarak vatandaşın yanına giderek, arkasında devletin varlığını hissettirmesini sağlıyorum. Yanınızda devlet olarak biz varız diyoruz.

  Vatandaş devletin, devlet de vatandaşın sıcak ve şefkatli sinesini görecektir. Buda ancak ev ev gezmeyle olur. İnsanların sıkıntılarını yerinde görüyoruz. Gezdiğimizde; evinde 2-3 günlük haricinde yiyeceği olmayan insanlarımızı görüyoruz. Bu durumları yerinde tespit ediyorum. Hayatınızda evinize bir vali ve kaymakamın gelmesinden herkes mutlu olur. Vatandaş ziyaretlerini samimi olarak yapmak lazım, riyakar olmamak gerekir. Köylere giderken yanımda erzak götürüyorum.  Köyümüzün birisinde yolda giderken bir haneye rastladık.

  Elli yaşlarında ve başka bir ilimizde evliyken 27 yılık kocasından boşanmış ve babasının samanlığına sığınmış, ahşaptan yapılmış ve tamamen karanlık, kömür çuvallarını birbiriyle ekleyerek çatı yapmış ve kadıncağız tek başına 2,5 yıldır burada kalıyormuş ve soğuktan böbrekleri çürümeye başlamış. Kadın öyle gariban ki yeşil kartı bile yoktu. Bunun üzerine biz bunu ilçeye getirdik, hastaneye gönderdik ve yeşil kartını çıkardık. Şu anda bunun evini yapmak üzere harekete geçtik. Bu vicdani ve hem de anayasal bir sorumluluktur. Anayasamız “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir” diyor. Vatandaşa hizmet götürmek zaten sosyal devlet olmanın gereğidir. Oradaki fakire devlet olarak sahip çıkmamız bizim kanuni görevimizdir.

  Mağdurumuza, mazlumumuza, sakatımıza sahip çıkmamız gerekir. İdarecilik, yöneticilik bir ekip işidir. Yöneticinin beraber çalıştığı ekibin en çok sevdiği ve en çok korktuğu kişi olması gerekir. Beraber çalıştığı ekibin, yöneticimiz her türlü meselemizi çözebilir diye yöneticilerine güvenmesi gerekir. Kaymakam olarak vatandaşın yanına gittiğiniz zaman, vatandaş tedirgin gibi oluyor. Hata yapmama kaygısı oluyor. Biz yanınıza kahvaltı yapmaya, çay içmeye geldik deyince vatandaşın hoşuna gidiyor.

  Vatandaş bundan dolayı çok memnun oluyor. Cep telefonum 24 saat açıktır. Herkes, her türlü taleple geliyor. Vatandaşın derdini direkt kendisinin anlatmasını istiyorum. Birçok vatandaşımız telefonla kimseye açamamış özel derdini bana izah ediyor. Bunun üzerine imkanlarımız ölçüsünde vatandaşımızın derdine anında çözüm buluyoruz. Çoğu zaman yaşlı kadın ve erkek vatandaşlarımız ihtiyaçlarını gidermek için bana geliyorlar. Daha sonra bu yaşlı vatandaşlarımızı makam aracımızla köylerine gönderiyoruz.

  Halkla beraber olmak gerekir, halkla beraber olmanın hiçbir zararı olmaz. Biz halk için buradayız. Zaten milleti yaşatki devlet yaşasın denilir. Zaten vatandaşın istediği de budur. Vatandaş kapıyı vurmadan, yanıma geliyor.Vatandaşın mülki idare amirliği ile iletişim kurarken rahat olması gerekir ve bunu sağlamak lazımdır.Buraya geldiğinizde asık bir yüz, soğuk bir çehre olmamak gerekir. Bu nedenle benim kanaatim kaymakamın odasının fazla şatafatlı olmaması gerekir. Bizim gariban halkımız şatafatın zaten şaşırıyor, eli ayağı birbirine dolanıyor, zaten derdini anlatamıyor.

  O cafcaflı masalar, koltuklar, şatafatlı makam odaları vatandaşın  psikolojik olarak iyice daha tedirgin olmasına sebep oluyor. Dolmabahçe Sarayında mı derdinizi rahat anlatırsınız, yoksa normal bir oda mı derdinizi rahat anlatırsınız. Değişik köpük sakala ziyandır sözünden hareketle halkla, çalışanlarla birlikte olmak çok farklı bir şeydir. Ama otoriterimden taviz vermem. Otoritenin olması gerekir. Çünkü ben burada devlet otoriterisini temsil ediyorum. Devlette zeval olmaz, otoritede de zeval olmaz.”Kaymakam Ufuk Özen’in bu anlatımından çok anlamlı ve mesaj dolu sözler vardır. Kısaca günümüz yöneticilerinin ders alacakları önemli noktalar vardır.”

  Çaykara Kaymakamı Ufuk Özen’den Türkiye örneği halkın istediği uygulamalı mülki idare yöneticiliği, gerçekten halkımızın gönülden istediği bir yönetim anlayışıdır. Böyle yöneticilerimizin sayısının artması dileğiyle.

 

 

 


6093 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 8 Puan Verildi
 Kaynak :  Editör İlker ÇAKAN

 Kategori ¬ Köşe Yazısı

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

“Sanatçı; toplumun dertlerini, sorunlarını algılayan insan demektir”

 12.12.2018

Artvin Valisi Ömer Doğanaya yılın valisi ödülü

 18.07.2018

Yalan ve riyakarlık değer mi kazanıyor?

 25.03.2017

Borçka

 15.02.2017

Asrımızın etkin mesleklerinden gazetecilik

 10.01.2017

Bilgiye kim daha çabuk ulaşırsa o kazanıyor

 29.10.2016

Karadenizin güzide turizm ve tatil kenti Batum

 08.10.2016

Rize yaylaları

 11.08.2016

Ordu

 23.06.2016

Trabzonun ekonomik durumu

 02.04.2016

Turizm hizmet sektöründe ekol yönetici olmak

 08.02.2016

Samimi ve dürüst olmak

 20.07.2015

Yeşil gözlü adam şiiri

 31.05.2015

Ressam Beren Berivanın Yüreğe Dokunmak kitabı

 10.05.2015

Anne

 04.05.2015

Sen gittiğinde

 20.04.2015

Memleketim neresi?

 26.03.2015

İskenderun

 23.03.2015

Örnek bir diplomat

 27.01.2015

Muş

 05.01.2015

Şanlıurfada tarihi eserler ve Eyyup ve Elyesa Peygamber Türbeleri

 15.11.2014

Halkın gönlünde yönetici olmak

 05.09.2014

Gerze

 17.08.2014

“Makam aracı su yakmıyor”

 10.07.2014

Kuşadası Milli Parkı

 04.07.2014

Fatsa

 28.06.2014

Akhisar

 15.06.2014

Azerbaycan Cumhuriyetinin modern enerji politikası

 05.06.2014

Rize Valisi Nurullah Çakır’dan Tevfik İleri’ye vefa örneği

 20.04.2014

Onur Air Hava Yollarına vatandaş şikayeti

 16.03.2014

Aydın

 15.02.2014

Beypazarı

 02.01.2014

Ardahan

 16.12.2013

Manavgat-Ilıca

 21.10.2013

Çıldır ve Göle

 29.09.2013

Şirin bir ilçe Kağızman

 23.08.2013

Bölgenin gelişen ilçesi Erbaa

 21.07.2013

Mermeriyle ünlü Kavaklıdere

 26.06.2013

Varto

 01.06.2013

Priştine

 25.04.2013

Prizren

 25.03.2013

Kosova

 03.03.2013

Bozdoğan- Buharkent-Çine-Didim

 09.02.2013

Tatvan

 26.01.2013

İlesam üzerine

 20.12.2012

Sarp Sınır Kapısında vatandaş odaklı yönetim boşluğu mu var?

 01.11.2012

Amasya Valisi Abdil Celil Öz’den Cumhuriyete yakışır resepsiyon

 30.10.2012

Mülki idarede çalışanın moralini bozmak yerine takdir etmek gerekmez mi?

 29.10.2012

Kemer

 15.10.2012

Sınır Kapısında aşırı yaya ve araç kuyruğuna vatandaş tepkisi

 05.09.2012

Tarihi ve doğal güzelliği ile ünlü turizm cenneti Göksun

 27.07.2012

Sarp Sınır Kapısı inşaatı ne zaman bitecek?

 06.06.2012

Bürokrat problem değil, çözüm üretmelidir ve Sarp Sınır Kapısı

 12.04.2012

Gürcistan- Acara Keda ve Shuakhevi bölgeleri

 14.03.2012

Gürcistan-Acara ve Khelvachauri

 13.02.2012

Ardanuç ve Arhavi

 21.01.2012

Gümüşhane

 26.12.2011

Tokat’ın tarihi

 07.12.2011

Trabzonun turizm değerleri

 02.11.2011

Türkiye- Gürcistan Haberci Gazetesi

 17.10.2011

Çanakçı Kaymakamı Murat Eren’den işsizlik sorununa çare

 02.10.2011

Ülkemizin turizme bakış gerçeği

 11.09.2011

Toplumun sorunu güvensizlik mi?

 08.08.2011

Amasya her dönemde önemini korumuştur

 06.08.2011

Kaymakam Abdullah Akdaş’ın Türkiye örneği başarısı

 14.06.2011

Havza izlenimleri, turizm ve Kaymakam Erol Rüstemoğlu

 29.05.2011

Çamoluk ilçesinin kaderini değiştiren kaymakam

 04.05.2011

Halkın istediği kaymakam örneği

 02.05.2011

Halkla ilişkilerde örnek alınacak bir yönetici portresi

 18.04.2011

Karadeniz Bölgesinin en büyük Organize Besi Sanayi Bölgesi ne zaman hizmete girecek?

 21.03.2011

Sayıştay Başkanı Dr. Recai Akyel’den vatandaş sevgisi

 15.03.2011

PTT Genel Müdürü Osman Tural ve PTT Kargonun başarısı

 05.03.2011

Hopa Kaymakamı Abdullah Akdaş’tan Sarp Gümrük Kapısına tarihi çözüm

 17.02.2011

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in başarı grafiği

 12.02.2011

Yeni dönem milletvekili olma hazırlıkları

 30.01.2011

Yayla turizmi ve Giresun’un turistik oteli olmayan ilçesi

 24.01.2011

Vatandaşa sağlık hizmetinde başarılı olmak

 01.12.2010

Yeni Amasyasporu kim destekleyecek?

 20.11.2010

Bankalar ve hizmet anlayışı

 30.10.2010

Sanatçı –Bestekar Sefer Karabulut’un Amasya’nın elmaları klipi üzerine

 25.10.2010

Yöneticinin insanlara değer ve saygı göstermesi

 13.10.2010

Turizm şehri Amasya’nın yılların trafik karmaşası sorununu kim çözecek?

 26.09.2010

Ülkemizin turizme bakış gerçeği

 16.09.2010

Artova Kaymakamı Mustafa Şahin’in eğitimde Türkiye örneği başarısı

 28.07.2010

Siyasetçiye güven neden azaldı?

 11.07.2010

Kaymakam Ufuk Özen’den halkın özlediği yönetim anlayışı

 25.03.2010

Yönetim anlayışında değişim, personelden amirlerine ödül

 05.03.2010

Toplumun sorunu güvensizlik mi?

 09.01.2010

Malatya, Pütürge, Elazığ-Kovancılar izlenimleri

 03.12.2009

Gürcistan izlenimleri

 11.10.2009

Dinamik, dürüst, iş bitirici, yorgun olmayan yönetici olmak

 28.06.2009

Önce insan, sonra başkan

 05.06.2009

Halk seçim için ne diyor?

 05.06.2009

Türkiye örneği Kaymakam Tuncay Sonel

 29.05.2009

Kaymakamdan farklı bir yönetim bakışı

 06.05.2009

Hizmet mi? Şov mu?

 06.05.2009

Türkiye örneği müdür

 06.05.2009

Türkiye örneği başsavcının başarısı

 06.05.2009

Halkın valisi

 06.05.2009

İlçenin idare ettiği kaymakam mı? İlçeyi idare eden kaymakam mı?

 06.05.2009

Almus-Çubuk-Niksar-Taşova izlenimlerim

 06.05.2009

Bir kaymakam portresi

 06.05.2009

Kaymakam ve valilerin başarısı

 06.05.2009

Siyasetçiye güven neden azaldı

 06.05.2009

Halkın sanatçısı olmak

 06.05.2009

Ülkemizin turizme bakış gerçeği

 06.05.2009

Başarılı ve halkın gönlünde yöneticiydi

 04.05.2009

 
 SON DAKİKA
 
 

 Duyuru
  HABERGÜNEBAKIŞ FACEBOOKTA  

  HABERGÜNEBAKIŞI DÜNYA DİLLERİNDE OKUMA  

  TÜRKİYE-GÜRCİSTAN HABERCİ GAZETESİNİ JPEG OLARAK OKU  

  Site videosunda Yaşamın İçinden Türkiye Programı fragmanı  

 
 Köşe Yazıları

İlker ÇAKAN

İlker ÇAKAN ¬
“Sanatçı; toplumun dertlerini, sorunlarını algılayan insan demektir”

Yasin TEMİZKAN

Yasin TEMİZKAN ¬
15 Temmuz Demokrasi Zaferi

Prof. Dr.Reşat KASAP

Prof. Dr.Reşat KASAP ¬
Demokrasinin gelişmesinde ve sağlıklı bir toplumun oluşumunda

Doç. Dr. Meral MERT

Doç. Dr. Meral MERT ¬
Şeker hastalığı

Sadullah KAVAK

Sadullah KAVAK ¬
Vatandaş ve insan olmamızın gereği üretmek

İbrahim UYAR

İbrahim UYAR ¬
MÜSİAD Türkiye’de 86, yurtdışında 68 ülkede 181 noktada

Ali KOPLAY

Ali KOPLAY ¬
Bütçe dışı fon uygulamaları ve Türkiye Varlık Fonu (2)

Av. Fatih SARIOĞLU

Av. Fatih SARIOĞLU ¬
Gürcistanda orturum başvurusunun reddine itiraz davası

Prof MuhittinYÜREKLİ

Prof MuhittinYÜREKLİ ¬
Batı

Doç.Dr.Elçin AHMEDOV

Doç.Dr.Elçin AHMEDOV ¬
Ermenistanın devlet terörü politikası ve Azerbaycana karşı saldırganlığının sonuçları

Doç MürtezaHASANOĞLU

Doç MürtezaHASANOĞLU ¬
Dünyanın düzeni nereye gidiyor?

Dr. Emine ÖKSÜZOĞLU

Dr. Emine ÖKSÜZOĞLU ¬
Hz. Peygamber hürmetine, dön yüzünü bana

Abdil KOÇ

Abdil KOÇ ¬
Ne kadar çevreciyiz?

Leman HALİLOVA

Leman HALİLOVA ¬
Kafkasyanın iki önemli stratejik müttefiki

Cemal TUZCUOĞULLARI

Cemal TUZCUOĞULLARI ¬
Yaratıcı muhasebe stratejileri(1)

Hasan AZAKLI

Hasan AZAKLI ¬
Dünyada nadir bir örnek; iki ülke bir gazete, TÜRKİYE-GÜRCİSTAN HABERCİ GAZETESİ

Naile MEMMEDOVA

Naile MEMMEDOVA ¬
Avrupa oyunları; neden Azerbaycan?

Kübra IŞIK

Kübra IŞIK ¬
Aşırı terleme (Hiperhidroz)
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
Bu Ay içinde Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 3
 Bugün : 388
 Dün : 475
 Toplam : 1051703
 Ip No : 3.227.2.109
     

 
 Son Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Popüler Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.8806 5.8912
  Euro 5.3927 5.4284
 
 Hava Durumu



 
 Reklam
 Reklam
 Reklam

 



 
 

   © Copyright - 2009- http://www.habergunebakis.com/ - Habergunebakis.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi/kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Haber Güne Bakış sorumlu tutulamaz.

Bu site

HABER GÜNE BAKIŞ

altyapısını kullanmaktadır.