Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
SİYASİ - Turkuaz Hareket Lideri Ali Müfit Gürtuna: “Ortak gelecek üretmeye odaklanmalıyız - http://www.habergunebakis.com/
   
 Turkuaz Hareket Lideri Ali Müfit Gürtuna: “Ortak gelecek üretmeye odaklanmalıyız

Turkuaz Hareket Lideri Ali Müfit Gürtuna:  “Ortak gelecek üretmeye odaklanmalıyız
 Yazı Boyutu

 Tarih : 21.09.2010 - 23:34:46


Turkuaz Hareket Lideri Ali Müfit Gürtuna: “Ortak gelecek üretmeye odaklanmalıyız

 

Haber: İlker ÇAKAN

  Turkuaz Hareket Lideri Ali Müfit Gürtuna 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum nedeniyle yaptığı açıklamada şunları söyledi;

Siyasi çekişmelerin toplumsal çatışmaya dönüşme riski

  “12 Eylül 2010 tarihli referandum siyasi tarihimizde galiba en çok üslup sorunu bakımından anılacaktır. Karşıt tarafların birbirine bu kadar sertleştiği örneğimiz pek yoktur. Siyasi rekabette üslup meselesinin Anayasa değişikliğinin önemini gölgede bırakmasını politikacılar mutlaka değerlendirmelidir. Referandum kampanyaları boyunca sadece liderlerin değil, toplumun da belli ölçüde kutuplaştığı anlaşılıyor. Siyasi çekişmelerin toplumsal çatışmaya dönüşme riskinin sorumluluğu siyasetin omuzlarındadır.

Siyasetin icrası sırasındaki kimi alınganlıklar
  Halbuki mevcut sınırlı Anayasa değişiklikleri iktidar ve muhalefet partileriyle, hatta Meclis dışı siyasi partilerle, sivil toplum kuruluşları ve geniş kesimlerle işbirliği halinde gerçekleştirilebilirdi. Çünkü hiçbir kesim prensip olarak Türkiye`nin daha demokratik, daha özgür, daha şeffaf ve daha katılımcı bir siyasi rejime sahip olmasını reddetmiyor. Sistemin işleyişindeki sorunlar hemen hemen aynı değerlendirmelerle tespit ediliyor. Fakat siyasetin icrası sırasındaki kimi alınganlıklar, yanlış anlamalar, gereksiz polemikler ve kutuplaşmalar yüzünden özlediğimiz birlik beraberlik ve işbirliği gerçekleşmiyor.

Türkiye`nin değişim ve yenilenme ihtiyacı
 Anayasa referandumundan sonra şimdi de Genel Seçimler bir kez daha gerilimin tırmanmasının sebebi olmamalıdır. Milli iradenin her defasında daha müreffeh ve daha özgür bir yeni vasatın kurulması umuduyla tecelli ettiğini unutmamalıyız. Türkiye`nin değişim ve yenilenme ihtiyacı kesintisiz devam etmektedir. Mevcut iktidarın ve Genel Seçimlerden sonra oluşacak yeni parlamentonun bu noktaya odaklanması gerekmektedir. Fakat ne yazık ki, siyasi kampanyalar sırasında Türkiye`nin temel meselelerinin unutulduğu, hatta gözardı edildiği de bir gerçektir. Referandum sürecinin bu şekilde yaşandığını hatırlatmak isteriz.

2011 ve 2012 yıllarının bütün dünyada zor yıllar olacağı
  Seçim ekonomisini, sadece, bütçeden seçim dolayısıyla kontrolsüz harcama olarak görmemek gerekir. Ülkenin ciddi meselelerini düşünmeyi bırakmanın maliyeti de en az kontrolsüz harcama kadar seçim ekonomisinin verdiği hasar listesinde yeralmayı hakediyor. Yatırımsızlık, işsizlik, iş dünyasında adım adım derinleşen çöküntü, sosyal hayatın çözülmesi, dış yatırımın tamamen durması, yeniden içe kapanma sürecine girilmesi referandumun heyecanıyla bir anda gündemimizden çıkıverdi. Bu temel sorunlara ağrı kesici tedbirler önerilmesi ve geçici ferahlama sağlayan önlemler, yapısal çözümlere odaklanmayı engelliyor. Uluslararası ekonomide yaşanan olumsuz gelişmelerin yakından takip edilip milli tedbirlerin alındığını göremiyoruz. 2011 ve 2012 yıllarının bütün dünyada zor yıllar olacağına dair uzmanların yaptığı uyarılara rağmen Türkiye`nin gözü aylardır referandum gündeminden başkasını görmüyor.

Gerilim ve kavganın kara bulutları dağıtılmalı
  Hükümet ve muhalefet acilen referandum havasından çıkmalı, Genel Seçimlerin baskısına direnmeli ve temel meseleleri ele almaya başlamalıdır. Gerilim ve kavganın kara bulutları dağıtılmalı, toplumun moral motivasyonu için herkes üzerine düşeni azami ölçüde yerine getirmelidir. Hiçbir politikacının kamplaşmayı siyasi avantaj sağlamanın aracı olarak görmemesi gerekir. Kamplaşma ve kutuplaşmalar belki geçici yarar sağlayabilir, ama kalıcı kayıp ve hasara yol açar. Dolayısıyla referandum da mevzi kazanmak anlayışıyla değerlendirilmemelidir. Milletimizin referandumda verdiği `evet` oyuyla Anayasa değişikliğini onaylaması, siyasi rakipler arasında üstünlük vesilesi olmamalı, demokratikleşmenin başlangıcı kabul  edilmelidir.

Toplumun gelecek kaygısının yüksekliğine işaret etmektedir

  Akıldan çıkarılmaması gereken şudur ki, referandumda Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi hükümetin ibrası anlamına gelmemektedir. Aksine, `evet` tercihi milletimizin hükümetten beklentisini göstermektedir. Sandıktan çıkan yüzde 58 `evet`, halkımızın gelecek umuduna ilişkin beklenti seviyesini tespit etmektedir. Buna karşılık, yine sandıktan çıkan yüksek orandaki (yüzde 42) `hayır` da, toplumun gelecek kaygısının yüksekliğine işaret etmektedir. İktidar ve muhalefet, toplumdaki bu bölünmeyi giderecek ve beklentileri karşılayacak çözümleri üretmede eli çabuk tutmak gerektiğini kavramalıdır.Türkiye, halihazırda bu bölünmüşlüğün sebep olduğu zayıflığı yaşıyor. Zayıf Türkiye`nin de uluslararası meselelerde gücü zaafa uğruyor, tavizler vermek zorunda kalıyor.

Ülkedeki karamsar havanın dağıtılması hükümetin sorumluluğunda
  Şimdi uzlaşma ve yeniden ortak gelecek üretmeye yoğunlaşmanın zamanıdır. Seçim gerilimi ve heyecanı nedeniyle kalıcı çözüm arayışının sürekli ertelenmesinin verdiği hasarı tamire koyulmalıyız. Ülkedeki karamsar havanın dağıtılması hükümetin sorumluluğundadır. İktidar, bu ödevin Türkiye`nin gücünü toparlamasıyla ilgili olduğunu unutmamalıdır.
Bölünmüş ve parçalanmış Türkiye`nin ne bölgesinde ne de dünyada hiçbir iddiası olamayacağını aklı eren herkes görebiliyor.

Türkiye, zor geçeceği öngörülen yıllara doğru ilerlerken
  Birlik ve beraberlik, her türlü meselenin üstesinden gelebilmenin altın formülüdür. Birlik ve beraberliğin bütün farklılıkların tek tip olması, homojenleşmesi anlamına gelmediğini, aksine sorun çözme kapasitesi ve kabiliyetinin zirveye ulaşması demek olduğunu anlamak lazımdır.
Türkiye, zor geçeceği öngörülen yıllara doğru ilerlerken, ülkesine güçlü aidiyet hisseden vatandaşlardan oluşan bir toplumu varetmeyi başarabilmelidir.”


  Editör : İlker ÇAKAN

851 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 5 Puan Verildi
 Kaynak :  Editör İlker ÇAKAN

 Kategori ¬ SİYASİ

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 SON DAKİKA
 
 

 Duyuru
  EDİTÖR İLKER ÇAKAN SONSÖZ GAZETESİNDE YAZIYOR  

  HABERGÜNEBAKIŞ FACEBOOKTA  

  Site videosunda Yaşamın İçinden Türkiye Programı fragmanı  

 
 Köşe Yazıları

İlker ÇAKAN

İlker ÇAKAN ¬
Bürokrat problem değil, çözüm üretmelidir ve Sarp Sınır Kapısı

İrsen KÜÇÜK

İrsen KÜÇÜK ¬
Kıbrıs meselesini kendi bildiği yoldan halletme arzusu

Prof MuhittinYÜREKLİ

Prof MuhittinYÜREKLİ ¬
Huzur ve öfke

Doç.Dr.Elçin Ahmedov

Doç.Dr.Elçin Ahmedov ¬
Azerbaycanın Avrupa Konseyi ile ilişkilerin genişlemesi

Ali KOPLAY

Ali KOPLAY ¬
Ülkemizdeki siyaset kurumunun açmazları ve çözüm önerileri

Dr.Mürteza HASANOĞLU

Dr.Mürteza HASANOĞLU ¬
Ortadoğu’nun yeni değişim halkaları Suriye ve İran

Dr. Emine ÖKSÜZOĞLU

Dr. Emine ÖKSÜZOĞLU ¬
“Gözümdeki Dünya”

Tunç Okkan

Tunç Okkan ¬
Dünyanın yeni incisi Batum…
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 267
 Dün : 270
 Toplam : 228330
 Ip No : 38.107.179.223
     

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.8236 1.8324
  Euro 2.3158 2.327
 
 Hava Durumu



 
 Reklam
 Reklam
 Reklam

 



 
 

   © Copyright - 2009- http://www.habergunebakis.com/ - Habergunebakis.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi/kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Haber Güne Bakış sorumlu tutulamaz.

Bu site

HABER GÜNE BAKIŞ

altyapısını kullanmaktadır.