Halk Şairi Melek Temel
Türk halkı çok sıcak ve olumludur
Maalesef bu imkanlarda henüz olmadığından verilen sözlerin tutulmaması, ikinci planda görülmesi, ertelenmesi, baştan savılan ya da üzerinde durulması gerekli değilmiş gibi önemsenmeden atlanan konular yıllarca sürünceme devam ediyor. Bu konu umarım çözülür. Fakat çok güçlü bayan aşıklarımız vardır. Bayan aşık ve şairlerimize Türk halkı çok sıcak ve olumludur. Çok takdir ediyorlar. Zaten aşıklık geleneği halkın sesi ve kendi özleri olduğu için bayanı, erkeği, genci, yaşlısı kendi ailesinden, annesinden, kardeşinden, evladından biri olarak sizi görüyor. Fakat zaman zamanda olumsuz yaklaşımlar, farklı beklentilerle de dışlanma, uzaklaşma yada çalışmalarına, iş hayatına ara veren bayanlarımızda var.
Mutlaka içlerinde çok güzel eserlerde vardır
Medya sektöründe görev yapan pek çok kişinin de ben bununda dejenerasyonun hat safhasına geldiği bir dönemde ciddi anlamda kendi kültürümüzden, özümüzden uzaklaştığımız bir dönemde pompalanan popüler yaratıldı ve bu dayatıldı. Gençlerimize kendi kültürlerini bilmiyorlar, Türkü dinlemiyorlar diye kendilerine sitem ediyoruz, kızıyoruz. Fakat bilmiyorlar ki neyi dinleyecekler. Gençlerimiz doğdukları günden, sözü ve müziği belli olmayan, amacı, anlamı olmayan, hiçbir şey ifade etmeyen bir gürültü yığını, bir güruhun içinde kendilerini buldukları için, müzik olarak bunları tanıyorlar ve bunları biliyorlar. Mutlaka içlerinde çok güzel eserlerde vardır. Bunlardan başarılı çıkan eserlerde vardır. Bir çeşit dayatma, medyanın dayatması diyebilirim. Ne yazılı basında, ne radyo ve televizyon yayınlarımızda ne aşıklık geleneği, nede halk müziğine yeterince yer verilmiyor. Halk müziğinin gerçekten duayenleri, ustalar, üstatlar artık ekranlarda görülmüyor. Onları artık göremez olduk. Kaliteli, düzeyli bir şekilde bu konu üzerine biraz durulursa, yok olan bir kültüre sahip çıkmaları gerekiyor. Buna Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözüyle buna cevap vereceğim.
Dergi çalışmalarımızla halkımızla sürekli birlikteyiz
“Kültürünü kaybeden bir millet, geleceğini de kaybeder.” Hayat damarlarından birinin kopmuş olması, ya da kendi kültürünü kaybetmesi, o kültürün yok olması anlamına gelir. CD çıkarmayı düşündüm ama gerçekleşmedi. İkinci kitabın hazırlıklarını yapıyorum. Şu an bir şiir albümü düşünüldü, fakat çok sıcak bakmadım. Ama önümüzdeki yıl ikinci kitabımı çıkarmayı düşünüyorum. Dergi çalışmalarımızla halkımızla sürekli birlikteyiz. Şiirlerim daha çok soysal içerikli olup, toplumsal konulara değiniyorum. Kendimde zaten soysal bilimciyim. Bunun dışında ayrılık konulu şiirlerim oluyor. Birazda şiirlerime işimle alakalı konuları yansıtıyorum. İlk kitabımın adı “Yamaç” tı. Bu kitaptaki şiirlerimin de tamamı kendime aittir Ağırlıklı olarak halk edebiyatı ve halk müziği üzerine çalışıyorum. Kendinizi sevmekten, kendi özünüzle ve kültürünüzle yaşamaktan utanmayın ve vazgeçmeyin.”